Göçmenin Dili Yok!
Göç insanı birçok şeyle sınar ama ilk sınav hep dille verilir. Dil kültürün yansımasıdır, içinde ad soyad gibi kimlik vardır; varoluştur. Dil ‘Ben buradayım ve varım’ demenin en temel yoludur
Göç insanı birçok şeyle sınar ama ilk sınav hep dille verilir. Dil kültürün yansımasıdır, içinde ad soyad gibi kimlik vardır; varoluştur. Dil ‘Ben buradayım ve varım’ demenin en temel yoludur
Yol haritamız net: Anlatıcılığın o kadim ruhunu kaybetmeden, mecrayı çağın ritmine göre dönüştürmek.
Dubai’nin baş döndüren hızına ve coğrafyanın getirdiği belirsizliklere rağmen; değişime dirençle değil, uyumla cevap veren dört güçlü kadının ilham veren yolculuğu.
Modern savaşlarda yapay zekâ kararları hızlandırırken sorumluluğu buharlaştırıyor. Mert Can Yılmaz, Minab örneğiyle "insan denetimi" illüzyonunu ve otomasyonun ahlaki risklerini irdeliyor: Güç yoğunlaştıkça sorumluluk daha izlenebilir olmalı.
Göç etmek, yalnızca bir ülke değil, insanın kendine anlattığı kimlik hikâyelerini de geride bırakmak demek. Tanınmadığınız, geçmişinizin anlamını yitirdiği bir yerde “hiç kimse” olmak, ilk başta sarsıcı ama aynı zamanda büyük bir özgürlük.
ECAA vize rotası ile İngiltere'ye yerleşen kişiler uzatma ve ILR başvurularında 6 ayı aşan bekleme süreleri ile karşı karşıya.
Çocukluğumda babamın çizim masasının etrafında başlayan kalem merakım, yıllar içinde kırmızı bir dolma kalemle kurduğum inatçı ve duygusal bir bağa dönüştü. Kalemin yalnızca bir yazı aracı değil, düşüncenin, hafızanın ve özgürlüğün taşıyıcısı olduğu fikrinin peşine düştüm.
Algoritmaların şekillendirdiği bir dünyada dikkatimiz nasıl manipüle ediliyor? Johann Hari, bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor. Dikkatimizi kimlerin ve nasıl yönettiğini sorgulatan incelememiz yayında.
Aynı dili konuşmak, aynı şekilde anlaştığımız anlamına gelmez. Kültürel kodlar, kelimelerin ötesinde anlamlar taşır ve iletişimde asıl farkı yaratan da bu görünmeyen detaylardır.
Bir röportajda kurulan samimi bir cümle, bir videoda paylaşılan içten bir deneyim, bir dergi sayfasında yankı bulan ortak bir duygu… Hepsi, görünmez bir bağ kuruyor aramızda. Ve bu bağ, bugün her zamankinden daha kıymetli.
Yapay zekâ okuryazarlığı, bireyin özne olma iddiasını koruması ve kolektif bir bilinç geliştirmesi için yeni bir yurttaşlık becerisi.
Datça’nın bilgesi Nihat Akkaraca, yaşamı boyunca kitaplara, anılara, dostluklara ve Karya topraklarının ruhuna dokundu. Onu tanımak, yalnızca bir insanı değil, bir kültürü, bir zamanı anlamaktı.
Şule Yücebıyık, Türkiye'de yüz bini aşkın kişiye ulaşan Bilim Virüsü'nün sınırları aşan hikayesini yazdı.
8 yıldır Dubai’de yaşayan ve çalışan Özge Tatlısöz Akyel, Dubai'nin taşıdığı potansiyeli ve fırsatları yazdı.