Bir Eşik, Bir Ses, Bir Umut
- editor

- Jan 22
- 2 min read

2026’nın ilk sayısına girerken, takvim yapraklarının değişmesinden çok daha fazlasını yaşıyoruz. Turkish Global Society YouTube kanalımızın henüz bir yıl dolmadan 100 bin aboneyi hızla aşması ve TGS medya platformunun her geçen gün daha da büyüyerek güçlenmesi, yalnızca sayısal bir başarı değil; ortak bir niyetin, kolektif bir emeğin ve paylaşılan bir hikâyenin görünür hâle gelmesidir.
Bu başarıyı, içinde yaşadığımız zamanın ruhundan bağımsız düşünmek mümkün değil. Çünkü bugün dünya, umut ile endişenin aynı anda yükseldiği bir eşikte duruyor. Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerlerken, savaşlar, göçler, iklim krizi ve eşitsizlikler insanlığın omzundaki yükü ağırlaştırıyor. Bir yanda “gelecek” hiç bu kadar yakın olmamışken, diğer yanda “yarın” hiç bu kadar kırılgan görünmemişti.
Yazar ve politikacı Vaclav Havel’in dediği gibi, “Umut, her şeyin iyi gideceğine inanmak değildir; ne olursa olsun yaptığımız şeyin anlamlı olduğuna inanmak demektir.” Bu sözle daha önce bir konuşmada, bir makalede ya da bir kriz anında karşımıza çıkan bir metinde karşılaşmış olabilirsiniz; çünkü bazı cümleler, tam da ihtiyaç duyulduğu zamanlarda yeniden hatırlanır. TGS’nin hikâyesi tam da Havel’in sözündeki gibi bu inançtan besleniyor. Dünyanın dört bir yanına yayılmış insanların başarılarını, arayışlarını, kırılganlıklarını ve insan kalma çabalarını anlatırken yalnızca içerik üretmiyoruz. Anlamın peşinden gidiyoruz.
Bu platformun büyümesi, aslında tek bir merkezden değil, birçok kalpten beslenmesinden kaynaklanıyor. Bir röportajda kurulan samimi bir cümle, bir videoda paylaşılan içten bir deneyim, bir dergi sayfasında yankı bulan ortak bir duygu… Hepsi, görünmez bir bağ kuruyor aramızda. Ve bu bağ, bugün her zamankinden daha kıymetli.
Albert Camus, “Gerçek cömertlik, geleceğe her şeyi vermektir” der. TGS’nin medyadaki yolculuğu da geleceğe verilmiş bir söz gibi. Daha adil, daha kapsayıcı, daha insani bir anlatı kurma çabası. Gürültünün arttığı bir çağda, sesi yükseltmek değil; sözü derinleştirmek istiyoruz.
2026’ya girerken biliyoruz: Endişeler gerçek, sorular zor, belirsizlikler çok. Ama aynı zamanda biliyoruz ki umut, hâlâ anlatılmayı bekleyen hikâyelerde yaşıyor. Ve biz, o hikâyeleri birlikte büyütmeye devam edeceğiz.
Bu sayfa, bu kanal, bu platform; yalnızca bizim değil. Okuyan, izleyen, paylaşan, inanan herkesin. Çünkü bazı yolculuklar rakamlarla başlar ama anlamla devam eder.
Yeni yılın ilk sayısında, tam da bu nedenle, umutla ve sorumlulukla diyoruz ki:
Hikâyemiz daha yeni başlıyor.


