Jurassic Park’ı izlemek ilham kaynağım oldu
- editor

- Nov 11, 2025
- 5 min read
Tesla’nın baş tasarımcılarından Türk sanatçı Aybars Turan, Cybertruck’tan insansı robotlara kadar birçok projede imzası bulunan bir isim. Sanat tutkusu çocuk yaşta Jurassic Park filmiyle başladı; bugün ise Elon Musk’ın teknoloji vizyonuna yön veren tasarımlarıyla geleceğin dünyasını şekillendiriyor.

Dünyada otomobil sektöründe devrim yaratan Tesla, son 10 yılda özellikle elektrikli araç denilince akla ilk gelen marka. Amerikalı milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla, elektrikli otomobillerde çığır açan tasarımları kadar yeni gelişen insansı robot dizaynlarıyla da öne çıkıyor. Üstelik dünyaya meydan okuyan bu markanın tasarımlarında bir Türk’ün de imzası var: Aybars Turan.
10 yıldır Tesla’da görev yapan ve şimdilerde markanın baş 3D yaratıcı tasarımcısı olarak görev yapan Aybars Turan, Cybertruck’tan Optimus Gen 2 model insansı robotların tasarımlarına, Tesla Model 3'ün geri görüş aynasından Tesla Semi Tır modelinin dış konsept dizaynına kadar markanın ürettiği pek çok modelin tasarımına imza attı. Sanatçı bir ailede büyüyen ve üniversitede güzel sanatlar bölümünden mezun olduktan sonra ABD’ye göç eden Turan’ın hayatına yön veren şey ise çocukken izlediği Jurassic Park filmi olmuş: ‘Dinazorlara ve hayvanlara büyük bir ilgim vardı. 1993’te annemle sinemada Jurassic Park’ı izlemek hayatımı değiştirdi. Çok küçük yaşta olmama rağmen bu film beni derinden etkiledi ve sanatsal ilham kaynaklarımdan biri oldu.’ Aybars Turan ile tasarımcılığı ve Tesla macerasını konuştuk.
Aybars Turan’ın hikayesi nasıl başladı?
Hikayem İstanbul’da başladı; orada doğdum ve büyüdüm. Üniversitede güzel sanatlar okuyarak resim ve heykel üzerine eğitim aldım. Üniversite yıllarında grafik tasarım stüdyolarında stajlar yaptım, bir müzik grubunda yer aldım ve sanat dünyasının farklı disiplinlerini keşfederek çok yönlü bir deneyim kazandım. Her zaman animasyon ve görsel efektler alanında kariyer yapmayı hayal ediyordum. Bu yüzden 22 yaşında Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındım. İngilizce öğrenmek ilk adımdı; ardından San Francisco’da animasyon ve görsel efektler üzerine yüksek lisans yaptım ve en yüksek dereceyle mezun oldum. Eğitimim sonrası stajlar yaptım, oyun sektöründe çalıştım ve şu anda Tesla’da tasarımcı olarak çalışıyorum. Bu yolculuk benim için tutkuyla devam ediyor.
Çocukluk yıllarınızda çizime ilginiz nasıldı? Neler çizip tasarlıyordunuz?
Çocukluk yıllarımda sanata, özellikle resme ve heykele ilgim çok erkenden başladı. Bunun en büyük nedeni annemin sanatçı olmasıydı. Annem ‘kraft’ işleriyle çok uğraşırdı ve bir sanatçı anneyle büyümek, benim de sanata erken yaşta yönelmemi sağladı. Altı yaşımdayken heykel ve resim kurslarına gitmeye başladım. Evde her zaman tuval ve boyalar görürdüm, bu yüzden doğal olarak ben de evde çizim yapmaya, resim yapmaya ve heykel şekillendirmeye başladım. Ailem İstanbul’da küçük bir sanat atölyesi işletiyordu, bu yüzden her gün okuldan eve geldiğimde sürekli sanat ve sanatçılarla iç içeydim. Yerel sanatçılar, üniversite hocaları ve daha pek çok kişiyle bir araya geliyordum. Özellikle dinazorlara ve hayvanlara büyük bir ilgim vardı. 1993’te annemle sinemada Jurassic Park’ı izlemek ise hayatımı değiştirdi. Çok küçük yaşta olmama rağmen bu film beni derinden etkiledi ve sanatsal ilham kaynaklarımdan biri oldu.
NEW YORK’TA KENDİMİ EVİMDE GİBİ HİSSETTİM
Türkiye’de üniversiteyi bitirdikten sonra ABD’ye göç etme fikri nasıl ortaya çıktı? Neden ABD’ye göç etmek istediniz?
Türkiye’de güzel sanatlar üzerine üniversiteyi bitirdikten sonra ABD’ye göç etme fikri, İngilizcemi geliştirme isteğiyle başladı. İngilizcem o dönemde çok iyi değildi, bu yüzden 2008’de Atlanta-Georgia’ya gittim ve Mercer Üniversitesi’nde üç aylık bir İngilizce ikinci dil kursuna katıldım. Bu sırada da bir aile dostumuzun evinde kaldım. O dönemlerde başlangıçta Türkiye’ye dönmeyi planlıyordum, ancak Amerika’yı daha fazla keşfetmeye karar verdim. New York’a taşındım ve burası İstanbul’a çok benzediği için kendimi adeta evimde gibi hissetmeye başlamıştım. Animasyon ve görsel efektler alanında kariyer yapma hayalim de beni motive etti, çünkü Amerika bu konuda çok fazla fırsat sunuyordu. Böylece New York’ta kalmaya karar verdim ve 2008’den beri, yani 17 yıldır ABD’de yaşıyorum.

Amerika’ya göç ettikten sonra Tesla ile çalışmak sizin için bir dönüm noktası olmuş ama o döneme kadar nerelerde çalıştınız?
Yüksek lisans yaparken San Francisco’da Mixamo adlı bir şirkette yaklaşık altı ay çalıştım. Orada animasyon dünyasına daha derinlemesine girdim ve ‘karakter rigging’ gibi teknik beceriler kazandım. Okulu bitirdikten sonra ise bir oyun stüdyosu olan PlayStudios’ta yaklaşık üç yıl çalıştım. Bu, hem çok şey öğrendiğim hem de keyifli bir deneyimdi benim için.
Tesla ile yollarınızın kesişmesi nasıl oldu peki?
PlayStudios’ta çalışırken, 3D World Magazine ve 3D Artist Magazine gibi tanınmış 3D oyun dergilerine karakter oluşturma ve teknik konularda makaleler ve kısa eğitim içerikleri yazıyordum. Bu dönemde bir arkadaşım Tesla’nın bir pozisyon için eleman aradığını söyledi. Hemen iletişime geçtim ve bir ön görüşme yaptık. İlgimi belirttim ve detayları öğrenmek istediğimi söyledim. İşe alım süreci oldukça uzun sürdü, yaklaşık dört-beş ay kadar. Sonunda işe alındım ve tam 10 yıldır Tesla’da çalışıyorum. Şu anda Tesla’da baş 3D yaratıcı tasarımcı olarak görev yapıyorum.
10 YILDA SAYISIZ TASARIMA İMZA ATTI
Tesla Model 3’ün geri görüş aynasından, Cybertruck’ın tasarımına kadar pek çok farklı Tesla ürününde imzanız var. Toplamda kaç ürün tasarladınız?
Tesla’da 10 yıldır çalışıyorum ve bu süre boyunca sayısız projede yer aldım. Tam bir sayı vermek zor, o yüzden çok fazla bir şey söyleyemiyorum. Sadece çok fazla tasarımda imzam var diyebilirim. Örneğin Tesla Bot projesinde baş karakter modelleme sanatçısı olarak çalıştım. İnsan biçimli tasarım formları, anatomi ve 3D yüzeyler oluşturma konularında tasarım ekibine ve robotik ekibine rehberlik etme görevini üstlendim. Cybertruck’ın ise dış kısmının dijital 3D konsept modellemesinden sorumluydum. Tesla Semi’de ise dış konsept dizaynı ve modellemesinden sorumluydum.
Tesla gibi dünya çapında ün yapmış bir markada kendi imzanızın olduğu tasarımları gerçekte görmek nasıl bir duygu?
Tesla projelerinde yer aldığım ürünleri yollarda, billboardlarda ya da çevrimiçi haberlerde görmek inanılmaz bir duygu. Daha önce eğlence sektöründe çalıştığım için, orada oyunlarda ya da filmlerde yapılan işler çok hızlı tüketiliyordu. Ancak Tesla’da katkıda bulunduğum projeler, örneğin bir araba, gerçek hayatta insanların karşısında oluyor ve yoğun ilgi çekiyor. Bu, hem büyük bir gurur hem de çok tatmin edici bir his.
Tesla ve Elon Musk gerek Türkiye’de gerekse dünya çapında çok popüler. Siz orada çalışan biri olarak nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Tesla’da çalışmakla ilgili genel olarak çok olumlu tepkiler alıyorum. Özellikle Türkiye’deki ve dünyadaki genç üniversite öğrencileri sıkça ulaşıyor, sorular soruyor. Elimden geldiğince onlara yanıt vermeye, kendi yolculuğumu anlatmaya ve tavsiyeler vermeye çalışıyorum. İnsanların bu ilgiyi takdir ettiğini görmek gerçekten güzel bir his.
YAPAY ZEKA- İNSAN İŞBİRLİĞİ İLE DÜNYADA DAHA FAZLA İYİLİK YARATILACAK
Bir yandan dünyada yapay zekanın hızlı gelişimi konuşulurken diğer bazı şirketler gibi Tesla’nın da insansı robotlarla ilgili yoğun çalışmaları var. Bu anlamda, hem dünyanın teknoloji alanında en önemli şirketlerinden birinin çalışanı, hem de bir tasarımcı olarak bundan bir asır sonra nasıl bir dünya ön görüyorsunuz?Yüz yıl sonrasını hayal etmek zor, çünkü yapay zeka ve robotik şu anda inanılmaz bir hızla ilerliyor. Son 6-7 yıldır üniversite öğrencilerine gelecekle ilgili tavsiyeler verirken yapay zeka ve robotik alanına odaklanmalarını söylüyorum. Zaten şimdi bile bu dünyanın içindeyiz ve bu hız kendi kendini katlayarak artıyor. Bence beş ya da on yıl içinde iş dünyası ve endüstriler tamamen değişecek. İnsanlar bu değişime hızlıca uyum sağlamak zorunda kalacak. Buna rağmen oldukça iyimserim. Yapay zeka-insan işbirliğiyle birçok hastalığa çare bulunacak, farklı sorunlara yenilikçi çözümler üretilecek ve dünyada daha fazla iyilik yaratılacak. Tesla’daki tasarımcı rolümle bu geleceğin bir parçası olmak heyecan verici.
Diğer yandan yapay zeka ve insansı robotların gelecekte pek çok işi yapacağı, bunun da ciddi bir küresel işsizlik dalgasına neden olabileceği ve pek çok mesleğin ortadan kalkacağı konuşuluyor. Siz gençlere mesleki olarak ne önerirsiniz?
Yapay zeka ve insansı robotların birçok işi dönüştüreceği ve bazı meslekleri ortadan kaldırabileceği doğru, ancak gençlere öncelikle tutkularını takip etmelerini öneriyorum. Ne yapmak istediklerine karar versinler ve hangi alanda olursa olsun, yapay zekayla entegre çalışmaya odaklansınlar. Son yıllarda üniversite öğrencilerine yapay zeka ile robotik alanlarına yönelmelerini tavsiye ediyorum, çünkü bu teknolojiler dünyayı hızla değiştiriyor. Yapay zekayı iş süreçlerine entegre etmeyi öğrenirlerse, bu değişimde öne çıkabilir, uyarlanabilirliklerini artırabilir ve yeni fırsatlar yaratabilirler.

